İçerik, yazar, konu ara... ⌘K

Sarı Otobüs

Sarı Otobüs
0 Paylaş
8 Beğen
0 Beğenme
0 Yorum

Bir şehir içi otobüsünün ardından bakarken düşünecek ne kadar vaktiniz olabilir? 

onbeş saniye bir şeydir aslında, basit, son derece gürültülü bir gidiştir bu bahsettiğim

onbeş saniye

ezberlersin her şeyini

plakasını, hat numarasını, renklerini, şoförün taktığı, kulaklarını çok iyi ısıtan fakat görüş açısını kısıtladığı için de tedirgin eden, siyah, üstünde anlamsız beyaz çizgiler olan beresini...

zamanın kırılması böyle bir şeydir.

kaç bin yıl baktığını hatırlamak birkaç bin yılını alır.

Sonra uzayan bir sahil şeridinde yürürken bulursun kendini, hep oturmak istediğin, hatta oralarda oturmak istediğin için yaşadığın durumun içinde bulursun kendini.

salkım salkım demetler olan, bir kedinin çıkmasının yasak olduğu, çıktığı için sahibinden azar yiyen bir kedinin bıkkınlığı eşliğinde sararan balkonlar görürsün

Kediler, balkon kedileri... Ne kadar yalnızdırlar. Görürsün

taş kayalıklarda üşeyen tekir gözünün önünden geçer. 

tekirler... ne kadar kalabalıktırlar. Anlarsın

yüzlerce, binlerce ev geçersin. Bir sürü sokak, insanlar...

Acelesi olan insanlar

sana çarpa çarpa geçerler yanından

oysa yüzüne baksalar

bir saniye dururlar

telaşları azalır belki yavaşlarlar

insanlar, yüzüne bile bakmayan insanlar... Ağlarsın.

Aklından çıkmayan bir şehir içi otobüsü ve geri kalan her şey.

Soğuk bile çıkmıştır aklından, yürürsün

bir teselliye muhtaç kaldığında en yakın dostun çıkagelir

en yakın dostlar güneş gibidir ama içinde volkanlar patlayan biri asla güneşi göremez.

içimiz hep bir buzdevri... yanarsın.

İçimdeki toz dumanı hangi rüzgar götürebilir diye düşünürsün,

safi baş ağrısı başka bir şey değil.

bir bank bulursun yan tarafı dolu,

kıvrılırsın yanına mahçup bir şekilde,

dizlerin öyle bir konum alır ki,

bu dünyanın en ait hissedemeyen oturuşudur,

ait hissetmeden oturmak üşütür.

her kasını hissedersin.

yanına bir kadın gelir,

bilmediğin bir dilde, bilmediğin bir kültürle sana doğru bakar.. 

dünya üzerinde sadece bir dil olduğunu işte o zaman anlarsın.

kadın gider,

sen kalırsın,

kendi dilinde,

kendi kültüründeki acılarla baş başa kalırsın.

yalnız kaldığın zaman,

aklına o otobüsün kalkışı gelir.. Hüzünlenirsin.

Hüzün sonsuz bir akışkandır

ne kadar büyükse hacmin

o kadar doldurur içini

nereye doğru meyillenirsen

oraya kadar gelir seninle

kurtulamazsın.

Bıraksın diye peşini yakasız kıyafetler alırsın

sıfırın içinden, sıfıra doğru takip eder seni

anlarsın

yapıştı mı bir kere yakana

başka çare bulamazsın 

ne yaparsın?

yazar durur, durur durur düşünürsün.

anlarsın...

 

 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın