İçerik, yazar, konu ara... ⌘K

Bulutların Gözleri

Bulutların Gözleri
0 Paylaş
0 Beğen
0 Beğenme
0 Yorum

Bulutların gözleri yok mu dersiniz

Bana bakıyorlar puslu bir öğleden sonra

İçlerinde yarım kalan aşkların acıları

Kimi zaman azalan, kimi zamansa nükseden anlamsız sevinçler

Onları hiç bıktırmayan, umut dolu bekleyişler

Güneşi bekler onlar, puslu bir öğleden sonra

İç karartıcı bir grilikten tatlı bir pembeliğe dönüşürken

Bana bakar o âşık gözleriyle bulutlar

Onlarla aynı kaderi paylaşan, onlarla aynı savaşta can veren

Bana bakarlar.

Bir yalvarış, bir yakarıştır gözlerinden okuduğum bulutların;

Onları kurtarmamı beklerler, Sita'nın Rama'yı bekleyişi gibi aynı

Bir ben, bir güneşi beklerler.

 

Bu puslu öğleden sonra

Her yer kapkaranlık

Bir bulutlar pembe

İçlerinde hâlâ umut kırıntıları;

Bir bulutlar gökyüzünde 

Dışarıdan durgun, fakat içleri kıpır kıpır,

Bana bakıyorlar,

Kurdukları hayaller

Onkarı tatlı bir pembeye bürümüş.

Ama etraflarında tek bir güzellik yok;

Güneşi saklayan gri bir gökyüzü,

Rahatsız edici gürültüler taşıyan motorlu taşıtlar

Ve öğleden sonra ıslak caddelerde bir başına yürüyen ben...

 

Sita az mı bekledi sevdiceğini

Bulutlar da bekliyor güneşlerini

Kim bilir ne zaman gelecek

Eğer gökyüzüne baktıüımda gördüğüm şey aslında bensem

Biliyorum ki o güneş asla geri gelmeyecek

Ama inatçı bu bulutlar,

O durgun hâllerine bakmayın; içlerinde kopardıkları fırtınalar,

Onları ayakta tutan umutları olmasaydı nasıl pembe olurdu onlar?

 

Kim demiş bulutların gözleti yoktur diye?

Bana bakıyorlar işte,

Puslu bir öğleden sonra

İçlerinde umut kırıntılarıyla

 

 

 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın