Koker Üçlemesi ve Abbas Kiarostami

Koker Üçlemesi ve Abbas Kiarostami
0 Beğen
0 Yorum

Koker Üçlemesi ve Abbas Kiarostami


Bazen bir film izlersin ve bittiğinde hikâye kapanmaz sana doldurmak gereken boşluklar kendi hayatını düşündürecek anlar ve hayal gücüne bırakılmış sonlar bırakır. Hayatın içine sızar. Abbas Kiarostami’nin Koker Üçlemesi tam olarak böyle bir deneyim.


Where Is the Friend’s House (Arkadaşımın Evi Nerede)  ile başlayan yolculuk, aslında çok basit bir hikâye anlatır: Bir çocuk, arkadaşına ait bir defteri geri vermek ister. Ama bu basitlik, insana şu soruyu bırakır: “Doğru olanı yapmak neden bazen bu kadar zor?” Çocukça bir sorumluluk duygusu, yetişkin dünyasının karmaşasından daha farklı daha net küçük şeyleri bile amaç haline getirebilme arzusu içerir. Öğretmeni arkadaşına kızmasın diye o sorumluluk bilinci ve saf sevgiyle görev dürtüsü uyandırır. 


Sonra And Life Goes On ( Ve Yaşam Sürüyor) gelir. Aynı coğrafya, ama bu kez bir felaketin ardından… Deprem olmuş, hayat parçalanmış, ama insanlar hâlâ yaşıyor. Kiarostami burada bize şunu fısıldar: Hayat, en büyük yıkımların bile ardından inatla devam eder. Umut, çoğu zaman en sıradan anların içinde gizlidir. Her yıkım bir başlangıcın temelini oluşturabilir. 


Ve son olarak Through the Olive Tree (Zeytin Ağaçları Altında)  Bu film artık sadece bir hikâye anlatmaz; hikâye anlatmanın kendisini anlatır. Gerçek ile kurgu arasındaki sınır iyice silinir. Bir oyuncunun bakışı, bir sahnenin tekrar tekrar çekilişi… Hepsi şu soruya çıkar: “Gerçek dediğimiz şey ne kadar gerçek?”


Koker Üçlemesi’ni özel yapan şey, büyük olayları anlatmaması. Aksine, küçük detaylarla insanın içine dokunması. Bir kapı, bir yol, bir bakış… Kiarostami sana şunu hissettirir: Hayat dediğin şey, zaten bu anların toplamı.


Bu üçleme, izleyene hazır cevaplar vermez. Ama doğru soruları sorar. Ve belki de bu yüzden, izledikten sonra film bitmez… senin içinde devam eder. 


Bu yüzden Zeki Demirkumbuz’un da dediği gibi; Abbas Kiarostami belki de İran coğrafyasında yaşadığı için bu denli filmler çekebildi. Son olarak yine yönetmenimize ait Taste Of Cherry (Kirazın Tadı) filmi yaşamın ne kadar değerli olduğuna dair çok güzel bir filmdir. İzlemenizi tavsiye ederim. Keyifli okumalar..

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın