şimdi senin gözlerinden görmüyorum sokakları
senin gözlerinden bakmıyorum İstanbul'a
körlüğüm şifa buldu
çapaklarım açıldı
şimdi senin cadde başında söylediğin kelimeler çalınmıyor ilk kulaklarıma
sağırlığım çözündü
duyduğum sesler ırak varlığından
şimdi yağmurda ayaklarım kaymıyor
daha bi sağlam basıyorum kaldırımlara
düğümlerim sınandı
geçtiğim imtihanın başucundayım
şimdi zihnimden sana dair bir anı geçmiyor
biraz tanıdık
biraz da beni epey yoran
bir süredir parlak ve berrak durumdayım
hani o köşebaşı vardı ya
benim evim barkım olan
hah şimdi ben, o kürenin ortasındayım
yıllardır ötelenmiş
biraz uçlarından tartaklanmış
bereli bereli öyle biraz
kimse inanmıyor
dünya düzdür diyenler,
acıyanlar,
kınayanlar,
inanın diye sesleniyorum hepsine
bakın bu küredir artık benim
hayat bulduğum sığınak
kim tanır köşebaşlarını?
kim yeniden umudu tanır?
bir mutluluk sanrısında,
kim hayat üzerine düşünür
kahvehane diplerinde belki
durduramayız orayı sayın yargıç
çünkü elzemdir
birkaç süregelen yaşam;
dedeler gerekir,
her şeyi bildiğini sanan kırklarında dayılar,
fısır fısır kınuşacak yenge lazımdır mesela
ayrılık haberini sülaleye duyuracak
anneler gerekir
kız çocuklarının saçları okşanmalıdır
haydi güzel kızım denmelidir mesela
biraz iteklenmelidir arkasından
sonra yürümek lazımdır
dar sokakları
esnafa selam vermek lazımdır
dost lazımdır
aşk lazımdır
insanın dolu lazım listesi vardır işte yargıç
yargıçlar da lazımdır
ölüm, bir malzeme listesinin
yetiştirilme acelesini
kontrol değil midir
kasada ne kaldıysa hesap odur
"ödemenizi bekliyoruz hanımefendi"
sen eksiksin benim tutarımda
senden bir kuruş eksik ödemem
gelsin elzem diyorum
gelsin
ölmem diyorum


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın