Geçtiğimiz 2 sezonda korkunç lig performanslarıyla beraber küme düşme hattının sadece bir basamak üzerinde bitiren Premier Lig'in simgelerinden biri olan Tottenham'da bu sene işler değişecek gibi duruyor.
2024-25 sezonunda küme düşecek takımlar sezon bitimine uzun bir süre kala neticelenmiş olsa da geçtiğimiz sezon Tottenham küme düşme korkusunu epey bir süre boyunca yaşamış, bazı haftalarda küme hattında bulunduğu dahi olmuştu. Thomas Frank sonrası takımın başına gelen Igor Tudor'la birlikte işler daha da kötü giden Tottenham'da son 7 hafta kala görevi devralan De Zerbi aslında Spurs'un o dönemki kümede kalma hedefi için pek uygun bir profil değildi fakat göreve geldikten sonraki 7 maçlık süreçte takımı saha içinde toparlamasının yanı sıra takım içindeki güveni ve huzuru da sağladığını gösteriyordu. Göreve geldikten sonra 7 maçta topladığı 11 puanla takımı ligde tutmayı başardı ve bir sonraki sezon için çalışmalara beklenenden çok daha erken başladı.
Dünya Kupası sebebiyle transfer döneminin çok daha sessiz ilerlediği bu dönemde Avrupa'da sessiz kalmayan tek takım olan Spurs sezona çok çok hızlı bir giriş yaptı. Transfer sezonu resmi olarak açılmamasına rağmen önce Liverpool ile sözleşmesi sona eren Andy Robertson, Bournemouth ile etkileyici bir sezon geçiren Marcos Senesi'nin ardından Brighton ile parlayan Jean Paul van Hecke'yi 60 milyon euroya kadrosuna kattı. Tüm bunların yanı sıra son günlerde gündeme düşen Sandro Tonali haberleri taraftarları bir hayli heyecanlandırmış durumda, Tonali'nin Manchester City'nin de isteğine rağmen Tottenham'ı tercih ediyor olmasında da kuşkusuz De Zerbi'nin payı olduğu açık. Son günlerde bütün bu transferlerin üzerine West Hamlı Mateus Fernandes de gündemin içindeki oyunculardan biri. 2024 yazında Sporting'den Southampton'a 15 milyon euroya, 2025 yazında ise 44 milyona euroya West Ham'a transfer yaptı. Bu süreçte orta saha havuzunun oldukça kalabalık olduğu Portekiz Milli Takımı daveti de aldı ve milli formayı terletti. Bütün bu oyuncuların yanısıra geçen sezonun bitmesiyle birlikte defalarca kez gündeme gelen Manchester City'nin Brezilyalı kanat oyuncusu Savinho transferinde de sona yaklaşıldığı biliniyor.
Robertson, Senesi, van Hecke ve olası Tonali, Mateus, Savinho transferleriyle gelecek sezonda nasıl bir planla sahaya çıkacağını kestirmek oldukça güç.
Kariyerinde çokça kez hem dörtlü hem üçlü dizliş ile sahaya çıkan, Kendisini bütün dünyaya tanıttığı Brighton döneminde sıklıkla dörtlü oynasa da son Marsilya döneminde hem üçlü hem dörtlü oynadığı maçlar mevcut
Kadrodaki stoper havuzunun kalabalık olması ve buna rağmen 2 stoper takviyesi daha yapması onun üçlü planları olduğunu gösteriyor diyebiliriz. Elindeki 4 bek/kanat bek oyuncusu da bu ihtimalleri daha da güçlendiriyor. Savunma zaafiyetleri olmasına rağmen hücum katkısının epey fazla olması ve 2. bölgede takımın oyun kurmasına yardımcı olan, sık sık sağ ön oyuncusu gibi konumlanan Pedro Porro ve kariyerinin en iyi döneminde fiziksel özellikleriyle ön plana çıkan fakat teknik kalitesinin de gayet yeterli olduğu Andy Robertson ilk 11'deki tercihleri olacak gibi duruyor. Bu ikisinin arkasında Udogie ve her iki de yedekleyebilen, yetenek kapasitesinin kısıtlı olduğu ama geçişlerde takım savunması için kritik bir parça olabilecek Djed Spence yer alıyor. Savunmanın önünde -transferin gerçekleştiği durumda- Tonali'nin olacağı bariz. Tonali'nin arkasında ise Bentancur seçeneği mevcut, hücum aksiyonları zayıf olsa da Uruguaylı oyuncunun top kazanma, pas arası ve ikili mücadeleler konusunda belli bir standartı var. 8 numarada anlık olarak Conor Gallagher ve Pape Matar Sarr dışında bir seçenek bulunmuyor ve bu ikilinin de pek tatmin etmediği bir gerçek. Teknik kapasite olarak dikkat çekmeseler de iyi bir tamamlayıcı olabilecek oyuncular. Mateus'un transferi de bu noktada kritik bir rol oynuyor. Savunmadan topla çıkma konusunda epey mahir bir oyuncu. İşin en kritik kısmı da De Zerbi'nin ön alanda ne düşündüğü. İtalyan teknik adamın elinde Mohamed Kudus, James Maddison ve Xavi Simons gibi teknik kapasitesi oldukça yüksek oyuncular bulunuyor. Kuşkusuz ki Maddison aralarındaki en göze çarpan oyuncu, kilit pas ve blok kıran toplarda takımın en kritik oyuncusunun Maddison olduğu net bir gerçek fakat geçen sezonu tamamen sakatlığından dolayı boş geçirdiği için bu sezonki akıbeti ne olacak belirsiz. Kudus ise sağ önde de forma giymesine karşın daha çok on numara karakterli bir kenar oyuncusu olduğu için üçlü oynanan bir senaryoda 10 numara olarak değerlendirilecektir. Takımdaki dar alan becerisi en yüksek oyuncu olan Kudus sezonun 2. yarısında sakatlığı dolayısıyla forma giyemedi. Xavi Simons da geçen sezon düzenli oynasa da sezonu çaprazları kopartarak tamamladı. Teknik kapasitesi yüksek 3 on numara oyuncusuna sahip olsalar da sezona girerken hepsinin sakatlık problemleri De Zerbi'yi düşündüren konulardan biri olsa gerek. Takımın bana kalırsa en problemli kısmı ise santraforlar; Richarlison, Solanke, Tel ile sezona girecek olan Spurs için en belirsiz nokta ise burası. Gol atma konusunda ciddi problemleri olan bu üçlü geçen sezonu tüm kulvarlarda 22 gol ile kapattılar ki bunun Tottenham seviyesi korkunç rakamlar olduğunu söyleyebiliriz. Ancak De Zerbi'nin topa sahip olmayı öncelediği için öncelikle takımın merkezini kuvvetlendirmeye yönelik hamleler yaptığı da açık.


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın